Stalin Sözleri

Sayfamızda Josef Stalin Sözleri yer almaktadır. 

Stalin Sözleri
0 yorum

Ne yapmalıyız? İmrenmeliyiz!

Gelişme, karşıtların savaşı mıdır?

Şeytan bizimle, beraber kazanacağız.

sponsorlu bağlantılar

İpek eldivenlerle devrim yapamazsınız.

Yazarlar insan ruhunun mühendisleridir.

Bir onbaşı ancak bir onbaşı ile takas edilir.

Ölüm bütün sorunları çözer, insan olmazsa sorun da olmaz.

Kapitalistleri aştığımızda, halatları bize onlar satacaklar.

Hitler gelir ve gider, ama Almanya ve Alman halkı kalacaktır.

Ben gittiğimde, kapitalistler sizi kör kedi yavruları gibi boğacak.

Sovyet ordusunda geri çekilmek, ileri gitmekten daha çok yürek ister.

Politikada hata yapmamak için hep ileriye bakılmalıdır, geriye değil.

Bu bir tesadüf müdür, yoldaşlar? Hayır yoldaşlar, bu bir tesadüf değildir.

Yahudi karşıtlığı, ırkçı şovenizmin aşırı bir türü olarak, yamyamlığın en tehlikeli eseridir.

Demek adi herif öldü! Çok kötü; onu canlı ele geçiremedik. (Hitler’in intihar ettiğini duyunca.)

Dünyadaki her şey hareket halindedir. Yaşam değişir, üretici güçler büyür, eski ilişkiler çöker.

Bir insanın ölümü trajiktir, on insanın ölümü dramatiktir, bir milyon insanın ölümü ise sadece bir istatistiktir.

Evrim, devrimi hazırlar ve ona zemin yaratır; devrim, evrim Stalin Sözleri sürecini tamamlar ve onun daha ileri faaliyetini kolaylaştırır

Gangster filmlerini seyrettikçe, bizim Molotov’un Chicago’da iyi bir çete reisi olabileceğini düşünüyorum, ona çok yakışıyor.

Bizler gelişmiş ülkelerin 50 ya da 100 yıl gerisindeyiz ve bunu 5 yıl içinde düzeltmeliyiz. Ya bunu yaparız ya da bizi yok ederler.

Eğer düşman teslim olursa, her şey iyi ve olması gerektiği gibidir. Eğer teslim olmayı reddediyorsa, onu biz teslim oldurtturmalıyız.

Toplumun varlığı, toplumdaki yaşam koşulları nasılsa, o toplumun fikirleri, teorileri, politik görüş ve politik kurumları da öyledir.

İnsanların varlığını belirleyen şey, onların bilinçleri değildir; tam tersine, onların bilincini belirleyen, toplumsal varlıklarıdır.

Fikirler silahlardan daha güçlüdür. Biz düşmanlarımızın silah sahibi olmalarına izin vermedik, neden fikir sahibi olmalarına izin verelim ki.

Emperyalizm, geniş sömürgelerin ve bağımlı ülkelerin yüz milyonlarca insanının en utanmazca sömürülmesi, onlara en insanlık dışı zulüm demektir.

Üretimi genişleten ve milyonlarca işçiyi kocaman fabrika ve işyerlerinde toplayan kapitalizm, üretim https://www.neguzelsozler.com sürecine sosyal bir nitelik verir ve böylece kendi temelini kendisi sarsar.

Diyalektik, metafiziğin tersine, doğadaki her şeyin ve her olayın yapısında iç çelişkilerin varlığını kabul eder. Çünkü hepsinin olumlu ve olumsuz yanları, bir geçmişi ve bir geleceği, ölen bir yanı ve gelişen bir yanı vardır.

Reformizm, sosyalizmi uzak bir hedef olarak görür, bundan öte bir şey değil, ve gerçekte sosyalist devrimi reddeder ve sosyalizmi barışçı araçlarla kurmayı amaçlar. Reformizm, sınıf mücadelesini değil, sınıf işbirliğini savunur.

Eğer sermaye, Sovyetler Cumhuriyeti’ni dağıtmakta başarılı olursa ne olacak? Bütün kapitalist ve koloni ülkelerde karanlık bir karşı saldırı çağı başlayacak, işçi sınıfının ve ezilenlerin boğazlarına yapışılacak ve uluslararası komünizmin bütün cepheleri kaybedilecektir.

Bu savaş başka türlü bir savaştır (İkinci Dünya Savaşı ya da Soğuk Savaş’tan bahsediyor). Herkes sistemini ordularının erişebildiği yere kadar empoze eder. Bu başka türlü de olamaz. Eğer şu anda Paris’te komünist bir hükümet yoksa, bunun sebebi 1945 yılında Sovyet ordusunun oraya erişecek kadar güçlü olmamasıdır.

Tarihten gelme “Rus” geriliğimizi arkada bırakarak, sanayileşme yolunda, sosyalizm yolunda var hızımızla ilerliyoruz. İşlenmiş maden ülkesi, otomobil ülkesi, traktör ülkesi olmaktayız. Ve Sovyetler Birliği’ni otomobile ve mujiği traktöre bindirdiğimiz zaman varsın o “uygarlıkları” ile övünen saygıdeğer kapitalistler, bize ulaşmaya çalışsınlar. Hangi ülkenin geri, hangi ülkenin ileri olarak nitelendirileceğini o zaman göreceğiz.

Sizi açıkça uyarmam gereken kötü bir alışkanlığınız var. Kürsüye kim çıkarsa çıksın, ne söylerse söylesin, hepsini yürekten bir alkışla karşılıyorsunuz! Yaşasın özgürlük deniyor, alkışlıyorsunuz. Yaşasın devrim deniyor, alkışlıyorsunuz. Bu elbette çok doğru bir şey. Ama birisi çıkıp da kahrolsun silahlar dediği zaman gene alkışlıyorsunuz. Acaba silahsız bir devrimin başarıya ulaşma şansı olabilir mi? Kahrolsun silahlar diye bağıran bir kimse acaba nasıl bir devrimcidir? Bunu söyleyen bir konuşmacı devrimci değil, bir Tolstoycu olsa gerek. Ama neci olursa olsun, bir devrim düşmanıdır, halkın özgürlüğünün düşmanıdır. Kazanmak için gerçekten neye gereksinimimiz var? Üç şeye. Bunu iyi kavrayalım ve akıldan çıkarmayalım: Birincisi silah, ikincisi silah, üçüncüsü gene silah.

sponsorlu bağlantılar
Benzer Konular
0 YORUM
İlk yorumu sen yapmak ister misin