Ceyhun Yılmaz Sözleri

Ceyhun Yılmaz Sözleri

4 Temmuz 2020 12:58

Bu sayfamızda Ceyhun Yılmaz Sözleri yer almaktadır.

CEYHUN YILMAZ SÖZLERİ

Akşam olunca geliyorsun aklıma
Akşam aynı sen gibi
Hem olacak, belli
Hem de o kadar kısa sürüyor ki.

‘Ben’ kattım sana biraz,
öyle sevdim seni.
Çünkü sen de bensiz;
O kadar güzel değilsin hani.

Günlerin adı değişir
Ama yokluğun aynı.
Yokluğun pazartesi sabahı
Kahvaltı yok, zeytin gözlerini hatırlatır,
Tadım yok, çayı şekersiz içiyorum,
Kendimden geçiyorum da..
Sana gelemiyorum.

sponsorlu bağlantılar

Tutup da bu şehri ikiye bölesim var.
O’nun bana gelemediği,
Benim ona gidemediğim yerden.

Akıllanmıyor yaşlanmıyor kalbim,
Hep seni sevmekten bıkmıyor.

Oysa ben sözlerini bilmediğim bir şarkıya bile
Sen üzülme diye eşlik ettim.

Ne zaman bırakır insan, “içine” konuşmayı?
Kaç aşk sonra çözer bulmacayı?

Sakladıkların ne zaman mutlu etti seni
Hayat eriyor sırlarda
En söylenmesi gerekenler bir köşede
Hiç kullanılmadan çürüyüp gidiyor.

Sen benden gideli çok oldu ama
Ben her gidişinde hala sana el sallıyorum.

Seni bulduğumda kendini kaybetmiştin,
Benim olduğunda kendimi kaybettim.

Birilerine mutlaka yalan söylediğimiz şu dünyada…
Her şeyi söyleyebildiğim sen ol istedim.

Aşk yalansa, neden bu kadar gerçek aşk acısı?

Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını;
Herkesin yüzü ıslak, başları eğik, herkes benim hep olduğum gibi..

Olmadı. Sensiz uyanmamak için. Bu gece de uyunmadı.

Üç şeyden yoruldum; ağlamak, affetmek, hayal kurmak.

Ben sana yanarken şimdi. Sen kim bilir nerede üşüyorsun.?

Boğazımda düğümsün. Yutkunsam gideceksin, yutkunmasam ölürüm.

En çok da kendimden özür dilerim. Çünkü bana çok yanlış yaptım.

Sevdiğim ikinci kadınsın sen. Birincisi annemdi. O doğurdu, sen öldürme.

Sen bana hayır dedikçe, güçlü hissediyorsan kendini, al güç senin olsun.

Başkasını sevdiğini duyduğumda üzülmedim, seni sevdiğime üzüldüğüm kadar.

Gözlerine bakarken umurumda değil mevsimler gülüşün hep deniz kenarı bana.

Senin de işin zor. Baksana, ne yapsan seviyorum seni. Öyle ki, sensiz bile.

Bu da benim yeteneğim olmasan da severim seni hatta ayrılırım senden, haberin olmaz.

sponsorlu bağlantılar

Konuştuğun kadar şerefli olsaydı hislerin; şerefini iki paralık etmezdi seçimlerin!

Yalnızım merak etme, başka bir memnun oldum’u ziyan etmemek için tanışmadım kimseyle.

Doğru insanı arayıp durmuş herkes aşık olmak için. Kimse uğraşmamış doğru insan olmak için.

Gel dedim. Uzak dedi. Bilemedi. Gün gelecek, uzak dediği kadar bile yakın olmayacağım o’na.

Herkes sevdiğinin peşinde boşuna koşmak yerine, kendisini sevene evet dese; bitecek bu film .

Gideceksen git, inan beddua bile etmem sana. Bilemem çünkü, isabet eder mi iki yüzlü suratına.

Kulaktan kulağa oynamak kadar ilginçtir aşk aslında. Sen ona ‘seni seviyorum’ dersin, o başkasına.

Seninle her şey güzeldi. Sensiz daha güzelmiş. Seninle yaşamamak lazım. Senden sonra yaşanmıyor zaten.

Kaç sitem, kaç boşvermişlik indiriyorum yüreğime. Öyle çok konuşacaktım ki, anla ne kadar sustum işte.

Hani anlat desem içindeki sevgiyi; ilk kelimenden sonra kaç dakika sürer? Söylesene beni kaç harfle sevdin?

Merak etme üzülmüyorum peşinden. Ki sen bana unuttum derken, senin kim olduğu hatırlamaya çalışıyordum ben.

Duvardaki yangın düğmesini örten cam parçasıyım, kurtuluşun olacaksa hiç düşünme ayakkabının topuğuyla kır beni.

O kadar yoruldum ki artık hayattan. Yoldan geçen bir taksiyi çevirip, uzaklaşan hayallerimi takip et diyesim var.

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın. Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.

Ne canın olmak istiyorum nede her şeyin. Sadece dışın olmak istiyorum. Bana bakmadığında çürüyüp canını yakmak için.

Yakalanmamak için kızın adını telefonuna erkek adıyla kaydedenin hayatı; başka bir telefonda kız adıyla anılmakla geçer.

Terk edilirken görüşürüz kelimesi kadar acıtan bir şey yoktur hayatta. Öldürdüğü yetmezmiş gibi, bir de umut verir adeta.

Dün bi şarkı çıktı radyoda, yarısına ben eşlik ettim yarışına gözlerim. Söylemek çok acıtıyor ama “ben seni çok özledim .

Kime güzel bir söz söylesem ona aşık olduğumu sanıyor. Oysa ben onlara değil, o sözü söylerken hayal ettiğim kişiye aşığım.

Mesela ilerde çocukların “anne senin ilk aşkın kimdi” dediğinde eski resimleri çıkarmak yerine “babandı” diyebilmeli insan.

Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını; herkesin yüzü ıslak, başları eğik, herkes benim hep olduğum gibi.

Keşke pin kodunu 3 kere yanlış girince kitlenen telefonlarımız gibi, kalplerimiz de 3 kere yanlış insanları sevince kitlense.

Telefon rehberi mutsuzluk verir insanlara, dost diye geçinip, en zor anlarında aramayan sahtelerin yazılı belgeleridir aslında.

Her ayrılığın tokat gibi şamardan anlamaz bu kalp. Kaç kere oldum hatırlamıyorum bile. Yalnızlık beni sallayamaz, düşer kalkarım.

Öyle bir yerden kırdın ki beni. Tam iki ye bölündüm. Boşuna anlatma yanlış anladıklarımı. Sadece yarımım.ne seni ne sesini tanırım.

Biten bir aşkın ardından ağlanmaz, yeniden başlanması için çabalanmaz. Sen benim. İçin oldun, bilirim ki ölüler bir daha canlanmaz.

Senin de duyman gerekenleri, sana söylemek içimden gelmiyor. Seni affetmiyorum, konuşmuyorum ve merak edersen, bil. Seni seviyorum.

Bana kötü sözler söyleme. İyiliğin kalsın aklımda. Bağırma bana. Ben seni duyamam şimdi. Kavga edemezsin ki artık benimle. Ben sana sadece ‘susarım’ artık.

Kimin bu hüzün? Benimse eğer neden içim titriyor hep? Seninse eğer ne işi var bende? Gel bir gece yarısı, al hüznünü. Gel geceye bile söylersem namerdim, gel.

En yakın deniz kenarına atıyorum kendimi. Her dalga halime üzgün. Her dudakta bana tebessüm. Ne vardı diyorum ah ne vardı. Şu kaldırımda resmin olsaydı. Eğilip öperken ben görenler. Varsın dileniyorum şansaydı.

İlk defa ayağıma kadar geldin ve ilk defa bu kadar üzgün gördüm seni! Daha önce yanımda hiç ağlamamıştın. Başucuma bıraktığın gülleri koklayamadım bile ve sen giderken ayağa kalkıp yolcu edemedim, kusuruma bakma. Dün gece olmuştum.

Sevemedim pazar günlerini. Ya okulu düşündüm. Ya da babamın şehir dışı kamyon şoförlüğünü. Hiçbir şey sevdiremedi pazarları bana. Bilsem bir pazar günü geleceksin. lslatacaksın dudaklarımı. Sevmez miydim canım pazarları. Tam özür dileyecektim bütün pazarlardan. Gittin. Eski pazarları bile özlettin.

Bir kravat boynumda. Ne zaman ayaklarımın altındaki sandalye, çekilecek diye bekliyorum, ellerim arkadan bağlandığı için, giderken alkışlayamıyorum bu hayati, boynumu kırabilir bu ip, ama bil ki, gülümseyişime engel değil hiç bir kırılma, ki ben. Sen gittiğinde daha çok kırılmıştım, üstelik ayaklarımın altından kaymıştı zaten hayatım.

sponsorlu bağlantılar
BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER
SÖZLER (0)
Ziyaretçi

    İlk sözü sen yazabilirsin.

YORUMLAR (2)
Ziyaretçi
  1. Ziyaretçi İrem NuR

    İşte bir Ceyhun Yılmaz efsanesi bayılıyorum sana.

    2 yıl önce
  2. Ziyaretçi hasan şahin

    İnkar edemem güzel günlerimizde oldu tabi, ama ne yalan söyleyeyim hepsi ölmüş birinin doğum günü gibi…

    5 yıl önce

Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş bulunuyorsunuz. Daha fazla bilgi için tıklayınız