Güzel Sözler
Dostoyevski Sözleri

Dostoyevski Sözleri

Bu sayfamızda Dostoyevski Sözleri yer almaktadır.

Cehennem, insanın yüreğinde sevginin bittiği yerdir.

Bir insanın görüşleri değişebilir, ama yüreği daima aynı kalır.

Aslında insanı en çok acıtan şey; hayal kırıkları değil. Yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır.

Herkesin yanlış yaptığı şeyi sen doğru yaparsan; Herkesin yaptığı doğru, senin yaptığın yanlış olur.

Başkaları için kendinizi unutursanız, o zaman sizi daima hatırlayacaklardır.

Sevgi ile kin kalpte uzun süre barınamaz.

Kalp bir kez kırıldı mı, hiç kimseye aldırmaz ve hiç bir şeyi umursamaz. Belki mutluluğun sonu, ama huzurun başlangıcıdır bu.

Bil ki, ‘mutlu son’ diye bir şey yoktur. Çünkü, bir şeyde ‘son’ varsa orada mutluluk yoktur!

Mutlu olmanın iki yolu var: Ya isteklerinizi azaltacaksınız ya da imkanlarınızı zorlayacaksınız.

Bu dünyadaki en zor şey, kendi kendine sadık kalmaktır.

İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir.

Bil ki, İnsanın değerini varlığı değil yokluğu gösterir. Unutma, Yokluğu bir şey değiştirmeyenin, varlığı gereksizdir.

Buluşlar gerçekleştirenler, dahiler alanlarıyla ilgili çalışmalarının ilk yıllarında çoğu kez son yıllarında da toplum tarafından hep birer salak olarak görülmüşlerdir.

İnsan yaşamayı ve yaşamamayı aynı şey diye kabul ettiği zaman hürriyete kavuşur.

Düştüğünde yanında olan değil, kalkman için el uzatan dosttur. Unutma, kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur.

Zamana güven, her şey unutulur.

Hayata yeniden başlasaydım, saniyelerin nabzını tutardım.

İster tatlı, ister acı olsun, hatıra insana ıstırap verir.

Sevgi her zaman karşılık görür, kin de.

Yaşamdan korkmayın çocuklar. İyi, doğru bir şey yaptığınız zaman yaşam öyle güzel ki.

İnsan, hayata iki anlam yükler: Biri ağlarken, diğeri gülerken ve tek bir kere kıymet bilir; O da elindekini kaybederken.

Zerrece suçum olmadığı halde birtakım düşler kurarak kendi kendimi suçlu bulduğum olmuştur…!

İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.

Eğer sen, başkalarından kendine saygı beklersen bu onlar için büyük bir şeydir. Sadece kendine saygı duyabilirsen diğerleri de sana saygı duymaya mecbur kalır.

Acı ve acı çekme, büyük bir zekaya ve duyarlı bir yüreğe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır…

Sönmüş dostluklar üzerine aşılanmış kin ağacı en öldürücü yemişleri verir.

Üzülmek ve acı çekmek, büyük bilinçler ve derin yürekler için her zaman zorunludur.

Kadınlar sözleriyle değil, gözleriyle konuşur aslında. Bu yüzden onları anlamak için dinlemek yetmez, izlemek gerek yalnızca.

Birisini sevmek; onu Yaratıcı’nın kastettiği şekilde görmektir.

Hayatta hep mutlu olursam, Hayalini kuracak neyim kalır?

İnsan bir şeyi elde etmek için çabalar. Onu elde edince de bir kenara atar. Gerçek değerini ise onu kaybedince anlar.

Eğer karşındaki kişi kadınsa, yapacağın hamleyi iki kere düşünmen gerekir. Çünkü o hep bir adım öndedir.

İnsanlar mutsuz olmadıkça başkalarının mutsuzluğunu anlayamaz.

Niyeti iyilik olan, karşılaştığı kötülüğe takılıp kalmaz.

Hayatta elinden gelen her şeyi yapmadan, seçtiğin kadını sevmekten vazgeçip onu gerçek karakteriyle görmeye başlamadan önce evlenme.

Hayat bir sınavdır; ama diğer sınavlara pek de benzemez. Çünkü bazen yaptığın bir yanlış, tüm doğrularını götürebilir.

İnsanın yalnızca mutluluğa değil, mutsuzluğa da ihtiyacı vardır. Mutluluk kadar mutsuzluk da gereklidir.

Tabiata karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur.

Sevmek; güzel birinde aşkı aramak değil. O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında, kendini bulmaktır.

Büyük insanlar şu dünyada büyük acılar çekmek zorundadırlar.

Bir kadın bakıyor pencereden. Mutsuz. Bir adam geçiyor karşı kaldırımdan. Umutsuz… Aşk, tam ortada duruyor. Adam bakıyor. Kadın ağlıyor. Aşk, geçip gidiyor.

Güçlü bir ruha ve yaradılışa sahip kadınlar hele tutkuluysalar başka türlü severler. Acımasızca severler.

Elindeki güç kadar oluyor, insanın isyanı da!

Bir anlık mutluluklar değil mi yaşamı bunca güzel, bunca yaşanılası kılan?

Eğer kirli bir ırmağı içine alıyorsan, bozulmadan kalabilmen için deniz olmalısın.

Hayatımızda en yüce, en güçlü, en faydalı dayanağımız, ana baba evinden kalan hatıralarımızdır.

Diyelim ki, derin bir acım var, karşımdakinin acımın ölçüsünü tam olarak öğrenmesi olanaksızdır. Çünkü o hiç bir zaman benliğime gitmez, sadece bir başkası olarak kalır.

Başarılı olmayı hedefleyen bir kimsenin, başına gelecek zararları ve yıkımları da göze alması gerekir. Bu da, sağlam bir kişiliğe sahip insanlarda bulunabilir ancak.

İnsanın yaptığı yanlışlardan en büyüğü, başkaları karşısında gülünç olmaktan korkmasıdır.

Sadece hayat veren değil, hayat verip hak eden, baba adını taşıyabilir.

Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an, kırılıyorsun.

İnsanın aklı çoğaldıkça can sıkıntısı artar.

Hiç bir zaman doğru insan çıkmaz karşına. Ya zaman yanlıştır ya da insan.

Bir gün sana dair yazacak yer olursa, o yerde ilk karşılaşmamızı anlatırım; Bu, bir şey ifade etmeyen boş bir hikayedir!.. Ama ben ondan tam bir pramit yaptım…!

Bazı insanlar gülüşleriyle kendilerini büsbütün ele verirler, siz de onun bütün iç yüzünü bir anda anlayıverirsiniz. Hatta hiç şüphe yok ki zeki bir gülüş bazen iğrenç olur, iyi görebilmek için her şeyden önce içten olmak gerekir.

Ne garip değil mi? Sevdiğimiz insanın her yalanında bir doğru, sevmediğimiz insanın her doğrusunda bir yalan ararız.

Her mutsuzluğun ötesinde yine yaşam bekler.. Ama insana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak!.. Yoksa hangi balık boğmuş kendini; Hangi serçe atlamış damdan.

Gülüş, ruhun hiç şaşmayan aynasıdır. Yalnız çocuklar kusursuz bir gülüşle gülmesini bilirler.

Konuşarak anlatılmaz her şey, bazen susmak yeter aslında. Unutma; Konuşmak bir ihtiyaç olabilir, ama susmak cevaptır anlayana..

Gözleri sürekli gözlerindeyse sana olan merakındandır; ama gözlerini senden kaçırıyorsa, o gözlerde sana ait bir şeyler vardır.

İnsan daima başına gelen felaketleri sayar, sevinçleri değil. Eğer saysaydı, dünyanın kendisine yeterince mutluluk sunmuş olduğunu anlardı.

Kimilerine derler ki: Bu sersem, bundan adam olmaz. Bende diyorum ki: Ne yapsınlar peki, yanlış hayat doğru yaşanmaz.

Birini terk etmeye karar verdiğinde o kararın altında yatan gerçek Aslında senin çoktan terkedilmiş olduğundur…

Güzel bir kadın göze, İyi bir kadın kalbe hoş görünür. “Birincisi pırlanta gibi ama geçici, İkincisi mutluluk kadar gerçekçidir.

Bazen susarsın.. yenilmiş sanırlar seni, eksik ve yaramaz. Unutma, susan bilir ki konuştuğu zaman kimse kaldıramaz.

Kadını kalkındıran, onu uçurumun dibine kadar yuvarlanmaktan koruyarak hayata yeniden doğmasını sağlayan biricik kuvvet aşktır.

Not: Siz de sitemize katkıda bulunmak istiyorsanız; yorum bölümünü ya da Yeni Söz Ekle butonunu kullanarak güzel sözler ekleyebilirsiniz.


BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER!
  1. Nisan sekmen

    Balığı denizden çıkartabilirsin ama, denizi balığın aklından çıkartmassın.

     25 Ocak 2017
  2. Gazel

    Biraz az ?

     07 Mayıs 2016
  3. :(:(:(:(

    Bencede.

     30 Ocak 2017